Mardin Gezilecek Yerler

Mardin Gezilecek Yerler: Kasımiye Medresesi, Deyrulzafaran Manastırı, Dara Antik Kenti

Mardin Güneydoğu Anadolu’da bizi en çok etkileyen şehir oldu. Mardin’i sadece taş evleri yada güzel manzaralarıyla değil, yüzyıllar boyunca burada yaşamış farklı kültürlerin hikâyeleriyle birlikte keşfetmek gerekiyor. Mardin kültürünün bir parçası olan Kasımiye Medresesi, Deyrulzafaran Süryani Manastırı ve Dara Antik Kenti’ni anlatıyoruz. İşte Mardin Gezilecek Yerler: Kasımiye Medresesi, Deyrulzafaran Manastırı, Dara Antik Kenti!

Mardin Gezilecek Yerler: Kasımiye Medresesi, Deyrulzafaran Manastırı, Dara Antik Kenti

Bu yazımızda Mardin’den günübirlik gezilecek yerleri detaylıca anlattık. O zaman daha fazla beklemeden Mardin Gezilecek Yerler rehberimize başlayalım!

Kasımiye Medresesi

Kasımiye Medresesi Mardin’de bizi en çok etkileyen yapılardan biri oldu. Medrese İslam dünyasında orta ve yüksek düzeyde eğitim veren kurumlara verilen isimdi. Yani bugünkü okullar ve yüksek eğitim kurumları gibi düşünebiliriz.

Kasımiye Medresesi Gezilecek Yerler

Mardin’in sarı kalker taşlarıyla yapılmış olan Kasımiye Medresesi, anıtsal taç kapısıyla daha ilk andan bizi etkilemeyi başardı. Kapının kenarlarında bitkisel ve geometrik motifler o kadar özenli işlenmiş ki, biraz yakından bakınca taşın üzerinde ne kadar ince bir işçilik olduğunu daha iyi fark ediyorsunuz.

İçeri girdiğinizde ise sizi revaklarla çevrili geniş bir avlu karşılıyor. Medrese iki katlı olarak düzenlenmiş ve toplamda 23 odası var.

Kasımiye Medresesi’nde bizim en çok dikkatimizi çeken şey, avlunun tam ortasındaki su sistemi oldu. Avlunun bir köşesindeki çeşmeden çıkan su, küçük havuzlardan ve kanallardan geçerek ilerliyor ve en sonunda ortadaki havuzda toplanıyor. İlk bakışta güzel bir mimari detay gibi görünüyor ama aslında bu suyun izlediği yolun tasavvufi bir anlamı da var.

Suyun akışı, insanın hayatındaki doğum, bebeklik, çocukluk, gençlik, yaşlılık ve mahşer yani yaşamın sonunu temsil ediyor. Yani suyun yolculuğu aslında insanın hayat yolculuğuna benzetiliyor. Böyle düşününce avlunun ortasındaki havuza bakmak bile farklı hissettiriyor.

Ayrıca medresenin dersliklerine dikkat ederseniz başka ilginç detaylarla karşılaşıyorsunuz. Dersliklerin kapıları 1 metre civarında. Standard kapı yüksekliğinin 2 metre olduğunu düşününce bir hayli kısa olduğunu söyleyebiliriz. Kapıların bu şekilde olmasının sebebinin ise öğrencilerin hocanın huzuruna girerken başını eğerek saygı göstermesi olduğu düşünülüyor.

Kapıların üzerinde bulunan semboller de oldukça ilginç. Bu sembollerin, o dönemde o odada hangi alanda ders verildiğini gösteren işaretler olduğu düşünülüyor. Ayrıca medresenin aktif olduğu dönemde dini eğitimin yanı sıra, tıp, astronomi, matematik ve kimya gibi pozitif bilimlerin de okutulduğu biliniyor.

Bir yanda yüzlerce yıllık taş işçiliği, diğer yanda suyun avluda yaptığı yolculuk… Üstelik bu yolculuğun insan hayatını anlatan sembolik bir anlam taşıması da Kasımiye Medresesi’ni özel kılan detaylardan arasında.

Avludan dışarı baktığınızda ise Mezopotamya Ovası’nı görüyorsunuz. Birkaç dakika burada durup manzaraya bakmak bile başlı başına güzel bir deneyim.

Kasımiye Medresesi’ne Ulaşım

Medreseye Mardin merkezinden yaklaşık 15 dakikada araçla ulaşabilirsiniz.

Deyrulzafaran Manastırı

Mardin’e gelip şehrin çok kültürlü geçmişini gerçekten anlamak istiyorsanız, Eski Mardin sokaklarının biraz dışına çıkıp Deyrulzafaran Manastırı’na gitmenizi kesinlikle öneririz. Bu manastır Süryani toplumunun en önemli dini ve kültürel merkezlerinden biri. Günümüzde hala manastırda yaşayan küçük bir grup mevcut.

Deyrulzafaran Manastırı Gezilecek Yerler

Deyrulzafaran Süryani Manastırı‘nın tarihi 4. yüzyıla kadar uzanıyor. Bugünkü manastırın bulunduğu alan Hristiyanlık öncesi dönemde Güneş Tapınağı ile Romalılar zamanında ise kale olarak kullanılmasıyla dikkat çekiyor. Sonrasında ise bura manastıra dönüştürülüyor.

Deyrulzafaran, kelime olarak “Safran Manastırı” anlamına geliyor. Manastırın çevresinde yetişen safran bitkisinden dolayı bu isimle anılmaya başlanmış. Bize ilginç geldi.

İçeride gezerken manastırın sadece bir ibadet mekânı olmadığını daha iyi anlıyorsunuz. Burası yüzyıllar boyunca Süryani toplumunun inanç, eğitim ve kültür hayatında önemli bir merkez olmuş.

Manastırda 1876 yılında bir matbaa da kurulmuş ve bu matbaa Süryani kültürünün ve yazılı mirasının korunmasında önemli bir rol oynamış.

Manastırın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Güneş Tapınağı. Yapının en alt katında bulunan bu bölüm, manastırın Hristiyanlık öncesindeki geçmişine dair önemli bir iz taşıyor.

Ayrıca burada bir de kilise var. Bunlar dışında Mardin’in sarı kalker taşları ile yapılan bu yapıda taş işçilikleri bir hayli etkileyici.

Bunun dışında manastırın bulunduğu tepeden Mezopotamya Ovası’nı izleyebiliyorsunuz.

Eğer Mardin’in Süryani tarihini ve kültürel çeşitliliğini merak ediyorsanız Deyrulzafaran Manastırı‘nı gezi listenizin üst sıralarına koymanızı öneririz.

Burası bir ibadethane olduğundan omuzlarınızı ve bacaklarınızı örtmeniz gerekiyor. Yanınıza bir şal almanızda fayda var.

Ayrıca manastırda üretilen beyaz ve kırmızı Süryani şarapları da denemeden gitmeyin. Bunun dışında bölgenin meşhur el işçiliği olan telkari takılardan da burada bulabilirsiniz.

Deyrulzafaran Manastırı‘na Ulaşım

Mardin’in yaklaşık 4 kilometre doğusunda bulunan bu manastıra herhangi bir toplu taşıma maalesef bulunmuyor. Fakat birçok tur şirketinin turlar düzenlendiğini söyleyebiliriz. Bunun dışında araçla gitmek en konforlusu diye düşünüyoruz. Mardin merkezinden buraya yaklaşık 20 dakikada arabayla gelebilirsiniz.

Dara Antik Kenti

Mardin’den yaklaşık 30 kilometre uzaklaştığınızda, Mezopotamya’nın ortasında karşınıza hiç beklemediğiniz bir manzara çıkıyor: Dara Antik Kenti.

Bugün oldukça sakin görünen bu yerin geçmişte Doğu Roma İmparatorluğu’nun en önemli şehirlerinden biri olduğunu öğrenince insanın gördüğü taşlara bakışı bile değişiyor.

Dara 6. yüzyılda Doğu Roma İmparatoru tarafından, Sasani İmparatorluğu’na karşı önemli bir askeri merkez olarak kurulmuş. Burası Roma ve Sasani İmparatorlukları arasındaki sınır bölgesinde yer aldığı için stratejik olarak da önemliymiş.

Bu yüzden şehir sadece bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda önemli bir askeri üs ve savunma merkezi olarak tasarlanmış.

Dara Antik Kenti çok geniş bir alanı kapsıyor ve hâlâ tamamen ortaya çıkarılmış bir antik kent değil. Bugün gördüğümüz kalıntılar, aslında çok daha büyük bir şehrin sadece gün yüzüne çıkan kısmı. Bugün antik kentin kalıntıları arasında yürürken “Acaba burada daha neler var?” diye düşünmekten kendimizi alamadık.

Unutmadan bu antik kentin girişinin ücretsiz olduğunu da söylemiş olalım. Şimdi alandaki önemli yapıları inceleyelim.

Dara Antik Kenti Nekropol Alanı

Ama Dara’yı gezerken bizi en çok şaşırtan yerlerden biri kesinlikle nekropol alanı oldu. Buradaki kaya mezarları ve büyük toplu mezar yapısı, dönemin ölüm gelenekleri hakkında fikir verirken aynı zamanda kentin ne kadar büyük bir nüfusa sahip olduğunu da düşündürüyor. Özellikle “galeri mezar” olarak bilinen bölüm oldukça etkileyici.

Yer yer kayaların içine oyulmuş odalar, sütunlar ve geçitlerle karşılaşıyorsunuz. Bir anda kendinizi antik bir şehrin içinde değil de, binlerce yıllık bir hikâyenin ortasında gibi hissediyorsunuz.

Dara Antik Kenti Su Sarnıcı

Dara’da dikkat çeken yapılardan biri de kentin altında yer alan devasa su sarnıcı. Dara’nın mühendislik açısından ne kadar gelişmiş olduğunu gösteren yapılardan biri. Bölgenin kurak iklimini düşündüğünüzde suyun burada ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyorsunuz. Su sarnıcına inen merdivenler bir hayli dik. Eğer dizlerinizle ilgili rahatsızlığınız varsa sizi biraz zorlayabilir.

Dara’nın en ilginç yanlarından biri de antik kent ile günümüzde yaşayan yerel halkın hâlâ iç içe olması. Yani Dara’yı gezerken bir anda karşınıza yüzlerce yıllık bir yapı çıkarken, hemen yanında bugün kullanılan bir ev görebiliyorsunuz. Antik kent, sanki geçmişte donup kalmış bir açık hava müzesi değil de insanların hâlâ günlük hayatlarına devam ettiği yaşayan bir yerleşim.

Bunun en ilginç örneği yukarıda bahsettiğimiz su sarnıcı. Bu tarihi su sarnıcının üstüne yapılmış bir ev var ve hâlâ aktif olarak kullanılıyor. Binlerce yıllık bir yapının hemen üzerinde insanların bugün yaşamaya devam ettiğini görmek, geçmişle günümüz arasındaki güçlü bağı gösteriyor. Biz böyle tarihi mirasların daha iyi korunması ve değer verilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Dara Antik Kenti Agorası

Bunun dışında şehrin bir da agorası bulunuyor. Burası antik dönemde insanların bir araya geldiği, ticaretin ve sosyal hayatın önemli noktalarından biri olduğu düşünülüyor. Bugün ise geriye kalan sütunlar ve taş yapılar arasında dolanmak, geçmişte nasıl kullanıldığını hayal etmek bile etkileyici.

Dara Antik Kenti’ne Ulaşım

Mardin merkezinden Dara Antik Kenti’ne yaklaşık 40 dakikada arabayla ulaşabilirsiniz.

Böylece Mardin Gezilecek Yerler: Kasımiye Medresesi, Deyrulzafaran Manastırı, Dara Antik Kenti yazımızın sonuna geldik. Keyifli seyahatler diliyoruz.

Şunlara da göz atın: Diyarbakır Gezi Rehberi, Göbeklitepe, Şanlıurfa Gezi Rehberi, Şanlıurfa Gezi Rehberi ve Şanlıurfa Gezilecek Yerler

Peki sizin Mardin’de ya da çevresinde keşfettiğiniz ve “Burası da mutlaka görülmeli!” dediğiniz bir yer var mı?

Yorumlarda bizimle paylaşın! Bu yazıyı okuyup gezi planı yapanlara birlikte yardımcı olalım. 🙂

Bizi Instagram ya da Facebook‘ta da takip ederseniz çok mutlu oluruz!

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.

  • English
0
Düşüncelerinizi bizimle paylaşın!x